11.29.2007
Efendiler Efendisine Selam Olsun.!

 

Allah'ım,

Kalplerimizi imân ve Kur'ân nuruyla nurlandır.

Allah'ım,

Bizi Sana muhtaç olduğumuzun şuuruyla zenginleştir;

Senden müstağnî durma fakirliğine düşürme.

Kendi güç ve kuvvetimizden teberrî ediyor,

Senin havl ve kuvvetine sığınıyoruz.

Bizi Sana tevekkül edenlerden kıl.

Bizi nefsimizin eline bırakma.

Bizi, koruyuculuğunla muhâfaza eyle.

Bize ve erkek, kadın bütün müminlere merhamet et.

Kulun, Peygamberin, seçtiğin, dostun,

Mülkünün güzelliği, Masnuâtının melîki ve sultanı,

İnâyetinin gözbebeği, Hidâyetinin güneşi,

Hüccetinin lisânı, Rahmetinin timsâli,

Mahlûkatının nuru, Mevcudâtının şerefi,

Mahlûkatının çokluğu içinde birliğinin kandili,

Kâinat tılsımının keşşâfı, Rubûbiyet saltanatının dellâlı,

Hoşnut olduğun şeylerin tebliğ edicisi,

Gizli isimlerinin tanıtıcısı, Kullarının muallimi, 

Âyetlerinin tercümânı, Rubûbiyet güzelliğinin aynası,

Şuhud ve işhâdının medârı,

Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin

Habîbin ve Resûlün olan Efendimiz Muhammed'e,

Onun bütün âl ve ashâbına,

Kardeşleri olan diğer Peygamber ve Resûllere,

Melâike-i mukarrebîne ve Sâlih kullarına

Salât ve Selâm eyle.

Elfu Elfi Amin

posted by ummandabirkatre at 13:25 | in: Acz-i Mutlak
Permalink | email this post | Comments(7)
Comments:
Add Comment
öneri
slm aleyküm ben bir avare dolaşırım pervane sizin sitenizi beğendim ama tek eksik daha etkileyici ve daha acık tonları secerseniz dahada güzül olur umarım bunu dikkate alırsın
Posted by isimsiz at 2008-04-11 23:36:38, 2008-04-11 23:36:38 | Link | |
Gönlüm ki Güle Hasret.!
Güllerin ateşini onu derenler bilir.
Yüreğin ateşini kalbe girenler bilir.
Bilmez gülün kadrini pervane-veş yanmayan
Kıymetini güllerin sırra erenler bilir
Yılda bir defa kurban keserler halk-ı alem ıyd için
Dem-be-dem saat-be-saat ben senin kurbanınım.
Alem halkı bayramda yılda bir kez kurban keserler.
(Ey Sevgili!)
Ben her zaman, her saat senin kurbanınım.

Herkes güle,bülbül olmaya hazırdır. Bülbül gül olduğunda güzelce şakır. Bülbülün anlamıdır gül. Bülbülün kanıdır gül, Diken gülle gül kokar.!

Gönüller ki Gül'e hasret!.. Gül sözleri edelim, gül düşleri görelim gül gecelerinde. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla...

Gönlüm ki Gül'e hasret!.. Güzellik Gül'e, sevgi bana düşmüş,sevginin ve vefanın bülbüle düştüğü gibi...

Gül gülse daim,ağlasa bülbül aceb değil..

Zira kimine ağla demişler, kimine gül..

Gül yeter ki gülsün ona gülmek yakışır.Bense ağlamaya razıyım.Aşk da tatlı bir gözyaşı değil midir zaten,sevdiğini güldürmek için yapılan işler uğruna..

Ey Gül'üm gülümseyişlerin vursun yüzlerimize, nur içinde nur olsun. Güzelliğin hakiki sevenleri, sevecekleri hakiki güzelliği seninle tanısınlar ve seni ansınlar.Yaşasın senin için ağlayan her dize şiirde ve senin için parlayan her damla nehirde..

Ey Sevgili kapına geldik aşkı öğret bize ve aşkını ver yüreklerimize, her şey SEN olsun şu dünyada ve olmasın SEN olmayan dünya da... Dertsiz olmak dert olarak yeter..

Gönlüm ki GÜL'e Hasret !


Düzenleyen ummandabirkatre gün: 1.22.2008 saat: 09:35
Posted by ravza at 2008-01-22 08:36:26, 2008-01-22 08:36:26 | Link | |
SÖZLER SUKUT ETSİN

Sözler sükut etsin..

Hadi hazır mısınız...?

Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..

aydınlığınız gönlünüzdeki O'na olan sevginiz olsun..
göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

Işte dost nedir bilmek mi istersiniz..
menfaatsiz..
korkunuz olmayacak..
acaba demiceksiniz..
acaba ben onu sevsem o da beni sever mi
korkunuz olmayacak yüreğinizde
çünkü O vaat ediyor..
severseniz severim..

ne güzel değil mi sevginize karşılık bulmak..
sevginizin karşılıksız kalmıcanı bilmek..

şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta..
onca sevgiliye bir çare bir derman..
yürek yakmayan.. yüreğe serinlik veren bir dost..
vedud olan bir dost..
rahman olan bir dost..
rahim olan bir dost..
gafur olan bir dost..
sözünde sadık olan bir dost..
surete değil sirete bakan bir dost..

Dost.. dost.. dost.. diye inleyene
Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost..

Ben seni sevdim diyene
gel kulumsun diyen bir dost..

suretimle.. maddemle değil..
yüreğimle acziyetimle geldim diyene
rahmetinle.. şefkatimle..
inayetimle karşılandın diyen bir dost..

Haydi
yandıysa yüreğiniz..
yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi..
sevginiz hep sevgisiz kaldıysa..
yüreğinize değer verilmediyse..
artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız

serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..
aydınlığınız gönlünüzdeki O''göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

O dost ise yürekte serinlik var
O dost ise yürekte huzur var
O dost ise yürekte coşku var
O dost ise yürekte yürek var...

Ve O.. eğer O sevgili ise aşık olunan ise..
İşte o zaman yürekte olana tarif yok..
İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok..
İşte o zaman yürekte olanı söylicek dil yok..
İşte o zaman O var..
ve O var ise..

Haydi artık sözler sükut etsin..
bırakın yürekleriniz konuşsun..

Seccadeniz sevgiliyle buluşmanız olsun..
göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun..
yüreğiniz sevgiliyle konuşan diliniz olsun..

sevgilinin size nasıl tecelli ettiğiniz işte o zaman..
işte o zaman anlaıcaksınız..

ve işte o zaman anlıyacaksınız
O dost ise her şey dost
O sevgili ise her şey sevgili...
Posted by RAVZA at 2008-01-20 15:35:48, 2008-01-20 15:35:48 | Link | |
HOŞ GELDİN EY CAN
Aslında hoş geldin demek yanlış olur sana.. çünkü bir kişiye hoş geldin demek için o kişinin benden uzak olması arada sırada gelmesi gerekir..

Sen benden hiç ayrı değilsin ki, sen canımda ki cansın ki.. nasıl hoş geldin diyeyim sana. Sen her dem benimlesin. Çünkü ben her dem her saniye seninleyim, seninle konuşur, seninle susar, seninle güler, seninle ağlarım, seninle uyur, seninle uyanırım.

Peki bu hoş geldin neden.

Bu hoş geldin bana her dem ayrı bir huzur kattığına, her saniye yeni bir güzellik yaşattığına, her dem daha bir RABBİMİ hatırlattığına, her dem daha bir güven vermene, her dem daha bir RABBİME yaklaşmana..

İşte bu yüzden yine ve yeniden ve en güzeliyle ve en huzurlusuyla

Hoş geldin ey cana can olan
Hoş geldin ey öze öz olan
Hoş geldin ey söze söz olan

Hoş geldin yüreğimin olmazsa olmazı
Hoş geldin aklımdan hiç çıkmayan
Hoş geldin dualarımın en güzel Amini
Hoş geldin RABBİMİN en güzel nimeti


Hz Yusuf'un yokluğunda gözlerini dünyaya kapatan Yakup gibi, senden uzak kaldığım her demde gözlerim dünyaya körleşecek ve geldiğinde ve varlığında seninle bakacak bu gözler dünyaya...

Mecnun'da Leyla nasıl Mevla ise bende de sen her dem Mevla'yı hatırlatan bir nursun. İsmini her andığımda RABBİMİ anmak huzuru sarıyor içimi...

Mevlana Şemsi bulduğunda bir şeyin farkına varmıştı. Onun farkına vardığı şey onca okuduğunun bilmediklerinin yanında bir hiç olduğuydu. İşte Mevlana Şemsi bulduğunda hakikatı bir kez daha anlamıştı.

Ve ben seni bulduğum gün bilmediklerimin daha bir farkına varıp seninle hakikatı arama güzelliğini huzurunu yaşadım.

Bülbülün güle olan özlemi sadece onun maddesine değildi. Bülbül güle her baktığında Gül-ü Muhammediyi görüyordu. Ve O'na olan özlemini gülde vuslata erdiriyordu. Ve ben bugün yine bir bülbül olup seni her andığımda seni her düşündüğümde sende seninle RASULÜ anmanın güzelliğini huzurunu buldum.

Hicret esnasında Peygamberi müşriklerden koruyan güvercin misalisin benim için. Dünyadan kaçıp huzur için sığındığım kendi dünyamın kapısında beni şeytan ve nefisten koruyan bir güvercin oldun.


Seninle her dem nefis ve şeytandan korunmak
Seninle her dem dünyadan usanıp ahireti aramak
Seninle her dem bülbül olup Gül-ü Muhammediyi aramak
Seninle her dem Mecnun olup Mevla'ya ulaşmak
Seninle her dem Mevlana olup hakikatı bulmak
Seninle kul olmak
Seninle ümmet olmak
Seninle kendimi bulmak
Seninle ben, benimle sen olmak
İşte RABBİM için sevmek
İşte RABBİM için candan geçip tek can olmak
İşte RABBİM için benden geçip biz olmak
İşte Mü'min olmak Mü'min olabilmek...
Hoşgeldin CaN...
Posted by RAVZA at 2008-01-18 15:00:12, 2008-01-18 15:00:12 | Link | |
seccadem kumlardı

Seccaden kumlardı..

Devirlerden, diyarlardan
Gelip, göklerde buluşan
Ezanların vardı! .

Mescit mümin, minber mümin...
Taşardı kubbelerden tekbir,
Dolardı kubbelere amin..

Ve mübarek geceler dualarımız;
Geri gelmeyen dualardı...
Geceler ki pırıl pırıl
Kandillerin yanardı..

Kapına gelenler ya Muhammed,
- uzaktan, yakından
Mümin döndüler kapından...

Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;
İki dünyada aziz ümmet,
Muhammed ümmetiydi...

Konsun yine - pervazlara
Güvercinler,
hu hu lara karışsın
Aminler,
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler...

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi...
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın
Yoksulların sahibi..
Nerde kaldın ey resul,
Nerde kaldın ey nebi! ..

Günler ne günlerdi, ya
Muhammed! ..
Çağlar ne çağlardı;
Daha dünyaya gelmeden
Müminlerin vardı...
Ve bir gün ki gaflet
Çöller kadardı,

Halime'nin kucağında,
Abdullahın yetimi,
Amine'nin emaneti ağlardı..

Hatice'nin goncası
Aişe'nin gülüydün..
Ümmetin göz bebeği
Göklerinresulüydün..
Elçi geldin, elçiler gönderdin;
Ruhunu Allah'a elini ümmetine verdin,
Beşiğin, yurdun, yuvan
Mekke'de bunalırsan;
Medine'ye göçerdin..
Biz,
Bu dünyadan nereye
Göçelim ya Muhammed!
Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet
Altın devrini yaşıyor...
Diller, sayfalar, satırlar
ebu leheb öldü diyorlar;

Ebu leheb ölmedi ya Muhammed!
Ebu cehil, kıtalar dolaşıyor...

Neler duydu şu dünyada
Mevlidine hayran kulaklarımız;
Ne adlar ezberledi ey nebi!
Adına alışkın dudaklarımız..
Artık yolunu bilmiyor,
Artık yolunu unuttu
Ayaklarımız
Kabene siyahlar
Yakışmamıştır ya Muhammed!
Bugünkü kadar!

Hased gururla savaşta;
Gurur; kaf dağında derebeyi..

Onu da yaralarlar kanadından
Gelse bir şefkat meleği..
İyiliğin türbesine,
Türbedar oldu iyi..
Vicdanlar sakat
Çıkmadan ya Muhammed yarına!
İyilikler getir, güzellikler getir
Adem oğullarına...

Şu gördüğün duvarlar ki
Kimi taiftir, kimi hayberdir...
Fethedemedik ya Muhammed
Senelerdir...

Ne doğruluk, ne doğru;
Ne iyilik, ne iyi;
Bahçende en güzel dal,
Unuttu yemiş vermeyi...
Günahın kursağında
Haramların peteği..

Bayram yaptı yabanlar
Semaveyi boşaltıp;
Saveyi dolduranlar
Atını hendeklerden bir atlayışta
Aşırdı aşıranlar..
Ağlasın yesrib!
Ağlasın selmanlar...

Gözleri perdeleyen toprak,
Yüzlere serptiğin topraktı...
Yere dökülmeyecekti ey nebi!
Yabanların gözünde kalacaktı!

Konsun yine - pervazlara
Güvercinler,
hu hu lara karışsın
Aminler,...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler...

Ne oldu ey bulut,
Gölgelediğin başlar?
Hatırında mı ey yol,
Bir aziz yolcuyla
Aşarak dağlar, taşlar
Kafile kafile, kervan kervan
Şimale giden yoldaşlar....

Uçsuz bucaksız çöllerde
Yine izler gelenlerin;
Yollar gideceklerindir....

Şu tekbir getiren mağara,
Örümceklerin değil;
Peygamberlerindir, meleklerindir.

Örümcek ne havada
Ne suda, ne yerdeydi
Hakkı göremeyen
Gözlerdeydi

Şu kuytu cinlerin mi, perilerin yurdu mu,
Şu yuva ki bilinmez;
Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi
Kumru mu..
Kuşlarını bir sabah,
Medine'ye uçurdu mu..

Ey abvada yatan ölü,
Bahçende açtı dünyanın
En güzel gülü;
Hatıran uyusun çöllerin,
Ilık kumlarıyla örtülü..

Dinleyene hala
Çöller ses verir....
Yaleyl, susar,
Uğultular gelir...
Mersiye okur uhud,
Kaside söyler bedir;
Sen de bir hac günü
Başta muhammed, yanında
Ebu bekir,
Gidenlerin yüz bin olup dönüşünü,
Destan yap ey şehir!

Konsun yine - pervazlara
Güvercinler,
hu hu lara karışsın
Aminler,...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler...

Vicdanlar sakat
Çıkmadan ya Muhammed yarına!
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
Adem oğullarına...

Yüreklerden taşsın
Yine imanlar!
Itri, bestelesin tekbirini;
Evliya okusun kuranlar..
Ve kuranı göz nuruyla çoğaltsın
Kayışzade osmanlar...

Naatını galib yazsın, mevlidini
Süleymanlar..
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin sinanlar..
Çarpılsın, hakikat niyetine
Cenaze namazı kıldıranlar!

Gel ey Muhammed!
Bahardır
Dudaklar ardında saklı
aminlerimiz vardır..
Hacdan döner gibi gel..........
Miraçtan iner gibi gel...........
Bekliyoruz yıllardır!

Bulutlar kanat, ruzgar kanat;
Hızır kanat, cibril kanat,
Nisan kanat, bahar kanat;
Ayetlerini ezber bilen,
Yapraklar kanat...

Açılsın göklerin kapıları
Açılsın perdeler, kat kat..
Çöllere dökülsün yıldızlar,
Dizilsin yollarına
Yetimler, günahsızlar..
Çöl gecelerinden yanık
Türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun;
Bilal-i habeşi sustuysa;
Ezanlarını davud okusun!

Konsun yine - pervazlara
Güvercinler,
hu hu lara karışsın
Aminler,...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler...

ARİF NİHAT ASYA



Düzenleyen ummandabirkatre gün: 12.31.2007 saat: 18:16
Posted by RAVZA at 2007-12-31 17:48:18, 2007-12-31 17:48:18 | Link | |
SELAM SANA YA RASUL ALLAH
Sevgili!
Nasıl iltica edelim sana ;
huzuruna nasıl varalım, yalvaralım?!.
kemtem karıncalar nic'e mümkün halini Süleyman'a arz
güneş huzurunda okunmazken mumların esamesı
pervaneler bahsetsin mi varlıktan
Ve duyurabilsin mi sesini!?.
Efendim, duyar misin sesimizi?..

Sevgili!
Sen aşk ikliminde sultan, sen güzellik şahikasında dolunay, sen vefa göğünde
hilal.
Biz bir bakışının dilencisi,
biz dolunay tutkunları,
biz bayramı gözleyen oruçlar.
Güzellik ordusunun hakanı Sen, gam ruzigârinda gedalar biz.
Sen imrenme, biz ayıplanma.
Sen özüsün varlığın ve biz varlık iddiasında küstah yoksullar.
Sen sabah yıldızlarının ışığı, biz gaflet uykusunda kervancı.
Dert ve keder denizinde çığlık çığlığayız biz,
kumrular ve bülbüller seni bestelemekte oysa.
Çığlıklarımızı bestelere karıştırıver efendim,
düşkünlerine, savrulmuşlarına kulak ver.
İtivermezsin elinin tersiyle bizi, değil mi efendim?..

prf dr iskender pala :)
Posted by isimsiz at 2007-12-28 14:28:25, 2007-12-28 14:28:25 | Link | |
EFENDİLER EFENDİSİ
amin amin amin ve selamun alel mürselin vel hamdulillahi rabbil alemin.
hasretiz sana hasret gülleri gönlümüzde yeşerdi suyunuda sen dök emi yarabbi.
Posted by ravza at 2007-12-12 18:21:21, 2007-12-12 18:21:21 | Link | |


Add Comment
« Önceki - Sonraki »
Türkçe-İngilizce İngilizce-Türçe Sözlük
TinyPic Image and Video Hosting

Free Hit Counters