Yine bir nida ile kalktık yerimizden...
Yeni bir umut bekliyordu bizi.!
Sınırında Ülkemin.!
* * *
Issız , gürültüden müberra
Saf , diz boyu yonca
Göz mesafesi...
Yapayanlız
İsmini bile bilmediğim
Bir ağaç sadece.!
Dallarını sarkmış
Neredeyse yerle birleşecek
* * *
Rüzgar sinemize işliyordu
Hafif hafif çiseleyen yağmur son verdi,
Issıslığa olan ziyaretimize...
* * *
Bazıları için bir vedaydı (?)
Aksine Özde bir ilk.!
Aceleyle giderken farkettim
İlk kez görmüştüm
İlk defa
Ani Ölüm gibi çıkmıştın karşıma
Ayrılmak istemedim ilkin
Durdum ve bekledim
Bir bilinmeze bakmak nasılsa öylece baktım.!
" Bu ne ? " diye sordum tüm cehaletimle.
İsmini fısıldadı yüreğime,
Gaiblerden gelen ses :
" Böğürtlen "
* * *
Bir nida ile dönmemiz bildirildi o anda
Tıpkı geldiğimiz gibi
Emirber bir neferdik.!
Mecburduk.!
Ayrılmak istemedim
Dokundum.! ( Sadece bir lahza )
Bakakaldım.! ( Hasretle )
Lekelerin kaldı ellerimde.!
Zahirde ; izin kaldı.!
* * *
Tüm yüreğimi ısıtmıştın oysa.! (?)
Hem senden bir anı kalırdı.!
* * *
- İsmi yüreğime gaiblerden bildirilen :
" Böğürtlen "
* * *
- Hani tad vermiştinya yalnızlığıma.!
- Hani el vermiştinya kanayan yanlarıma.!
Sınırında Ülkemin.!
| Kelime |




